Show Posts in

O 80’ler Artık Otuzlar

Yaa öyle işte.. Sizin bugün çayla kurabiyeyle hayatın içinden, gündemin göbeğindenmiş gibi alışageldiğiniz dizinin ve kiminizin dün gibi hatırladığı 80 kuşağının bebekleri bugün saçlarına düşen karları savurmakla meşguller. “Kim 30?? Ben mi?? Yok canımmm ben 80 donemindenim : ) artik 86 de 87 de sen neyi dilersen:)

Siyah Kelebekler

Siyah kelebekler vardı. Bir ayçiçeğinin simsiyah ortası tek sabahlık gününe, güneşine mutlu başlangıç için belki de tek kucaktı. Oysa rengarenklikle veya pür beyazlıkla müsemma varlığı siyah bedeniyle uçtukça utanca dönüşen bir hayal kırıklığı olacaktı. Kozasından hayata açılan ufka dek diğerleriyle aynıydı. Oysa başkalık, onları kavuşmayı bekledikleri gün

7 Haziran’a Narin Dilekler

Evveliyatta – çok da evvel değil şunun şurasında birkaç yıl öncesine kadar, sonuçta kaç yıldır yaşıyoruz ki zaten daha – bir şeylere çok şaşırıp “aaa bir yaşıma daha girdim” şeklinde sayısız yaşıma girerdim bol keseden. Ancak gerçekten bir yaşıma daha gire gire şaşırma durumum azalmaya başladı o

Terbiyesiz Karışık Çorba

En güzel çorbanın bile tadı terbiyesinde saklı ama akı da karası da yoğurt-yumurta davası. Oysa hayatın davası kömür ateşi sofrası. Terbiyesi is karasından, tadı korunda demlenip kıvam alan tarafından… Çorbayı terbiyesiz, çayı demsiz içersin de ‘beni bırakın çiğ kalayım,  tek geldim yekpare bir kalp gideyim.’ diyemezsin. Sorsalar

Bir Çürük Çivi Meselesi

Dünya’nın çivisinin çıktığına dair bir rivayetin umutperverliğini serpiştirdim şu sıralar yakın geleceğe. Niye kızayım, hayıflanayım cancağızım. Küçücük bedenimle kendim sökebilir miydim yerinden? Zaten eğik ekseninden, uzaydaki yerinden, baş döndüren yörüngesinden çok mu memnundum? Sonunda fırsatını buldum. Şimdi çivisi çıkmış dünyayı yerinden kucakladığım gibi yeni mutlu galaksilere taşıma

Kalpazan Kırmızısı

Karanlığın içinde beliren titrek bir mum ışığı ile alev aldı önce pusuya yatmış bezgin gece. Var ile yok arasındaki sessiz benliğini şimdi salt varlığa dönüştüren alev rengi aydınlık, tebdili hayat rolüne bürünüp imgesel detaylardan imrenilen bir ışık kisvesi oluşturacaktı.. Dünya’dan biraz daha gerçek, gerçekliğin içinde bir o

Aldanmışlığa Mecbur Yaşayışlar

Özünde topraktan gelme, bir su havuzunda evrilme ve daracık bir kanaldan koca bir okyanusa açılıp varlığını sürdürme, akabinde yeniden toprağın derinlerinde başka bir özde hasatının duruşması narına bir imtihan, çıkacak kararın lehi uğruna bir gayrettir hayat. İnsanların bilimsel açıklamasını bilse de daha fantastik olduğu hikayesine inanmayı tercih

Hayal Gişesi

Lunapark gişesinde bir çocuk.. Kaç geçmek bilmeyen, sabrını yaşından olgun terbiye ettiği ayın mükafata sırasını bırakan an… Hepsi bunun içindi işte. Rüyalarına giren her oyuncağa, salıncağa hesapsızca ve limitsizce jetonu basıp beyler, masallardaki prensler gibi umarsızca kurulabilmek. Nelerde vazgeçmemişti.. Aç kalmamıştı ama simidini, ekmeğini ayransız, meşrubatsız kuru

Yağmur Müptelası

Kasımdı, sıradan bir akşam zamanı, iş çıkışı sıraları… Trafiğin keşmekeşi, havanın beş dakika sonrası kestirilemez bulanık, bulutlu hali, eve gitmeden şundan bundan alsam mı, yağmur bastırmadan kendimi eve atsam mı sürüncemeleri, telaşlı ve kararsız aceleleri… Bulutların sesine kulak veren şemsiye satıcıları yağmur solucanları gibi hayatın içine karışmaya

Günlükten Bir Sonbahar

Günaydın Sonbahar, Bugün güzel buldum seni. Bir dönemin sonu da olsan bahar olduğunu unutmamalısın. Aynen böyle güneş sarısıyla uyandırmalısın beni erkenden., bulut karasıyla değil. Kamaşarak açılan gözlerim kadar burnumu da kamaştırdığını itiraf etmeliyim. Senin mevsimine özgü kışa hazırlık olduğunu sandığım korda kırmızı biber kokusu ile şölenime şölen