1. Sınıf Çocuklarında Eğitim ve Yaz Tatili-2

Son yazımda okulun ilk evresinde olan öğrencilerimiz için eğitim-öğretim kavramsalından bahsettikten sonra öğrencilerin çalışmayı alışkanlık edinmeleri, hayatlarına yeni bir yön vermenin gereksinimlerini kavramaları için yaz tatilinde neler yapılması gerektiği ve burada velilerimize ne kadar büyük sorumluluk düştüğünden bahsediyor olacağım.

“Yaz tatilinde ne yapmalı?”  Her veliye verdiğim cevap öncelikle öğrenciye göre farklılık gösterse de genel geçer bazı maddeleri burada da paylaşırsam okuyanlara yardımım dokunabilir umudu ve sevincini yaşarım diye düşündüm.

Söylediğim gibi her öğrenciyi en iyi anne –babası ve öğretmeni analiz ettiği için ona planı çizmek detaylandırmak öncelikle onlara bırakılmalıdır. Böylece bunu derken bile “öğrenciye görelik” olgusunun ana unsur olması gerektiğini vurgulamış oldum.

Zira okumaya geçememiş bir öğrenciye farklı, orta seviyeli bir öğrenciye farklı, beklenen kazanımların üzerinde performans sergileyen bir çocuk için farklı teknikler benimsenmelidir.

Ancak öğrencinin seviyesi, ihtiyacı ne olursa olsun öğrenimin bir disiplin olduğu bilinciyle “süreklilik – tutarlılık” 1.Sınıflarda Yaz Eğitimitaşıması gerektiğini istisnasız herkes için söyleyebilirim. Kariyer öğrenimin vucüt bulmuş hali ise disiplin ve sürekli gayret bunun iskeletidir. Bundandır ki hayata bire bir tanımı ile enjekte edilmeli, katışık hale getirilmelidir.

Hayatta tecrübe dediğimiz güç yeni hamleler, oyunlar, mücadeleler için ne ise öğrenimde de bu el “tekrar” ve “pratik” ile güçlenebilir.

Bunlar ise sadece masa başında, önceden belirlenmiş saat sınırları dahilinde değil hem içinde hem dışında k süreçte olması gereken daimi felsefedir. Şöyle ki hayatın içinde ki matematik, konuşma ve yazı dilindeki Türkçe, iyinin ve kötünün sürekli muhakemesi, bencillikten öte toplumsal, insani, ekolojik veya evrensel kar zararında, tümevarımsal ve tümdengelimsel yaşantı sorularının özünde barınan Hayat Bilgisi ve disiplinler arası her maddeyi içinde barındıran genel disiplin kuralları..

Bunların tamamı tatili, molası, yorgunluk bahanesi olmayan, olmaması gereken 7/24 non-stop mecbur yakıtlarıdır uzun yolda teşbihle başladıysak eğer.

Çok genel bir perspektiften yaklaşıyor gibi göründümse biraz daha özelleştirerek diyebilirim ki, “kendi seviyesi ve becerisi” çıkış noktasından başlayarak çıtayı yükseltme sürecine istikrarlı, kurallı, planlı, uygulamalı, eğlenceli bir temel oluşturarak programlı çalışmalı.

Takibi anne- baba tarafından mutlaka yapılmalı, geri dönütler verilmeli, değerlendirmeye çocuğu da bizzat katarak zaman ayrılmalıdır. Çocuğun ilk rol modeli anne/baba olduğu için her gün kitap okuma etkinlikleri birlikte yapılmasa da çocuk bu duyguyu ve ilgiyi sadece doğrudan değil dolaylı olarak ta almalı ve benimsemeli hatta okumadan, okuduklarından oluşturduğu hayal dünyasına hergün bir yenisini katmadan kendi kurallarını ihlal etmiş olacağını yine kendi fark etmelidir. Her kitabın içinde 5N1K + özgün açık uçlu soruları, empatik “ben olsaydım” çıkarım ve düşünceleri, kendi kelimeleriyle özet  ifadeleri ve kurduğu imgeler elbette ki “okuma becerisi”nden çok daha fazlası demektir.

Aynısı matematik içinde geçerlidir. Matematik sadece kağıt üzerindeki semboller  ve işlemler değil, günün tümüne sirayet eden tabiri caizse herşeydir. Neden –sonuç ilişkisinden, kar – zarar muhasebesinden, bir satranç hamlesinden, mantıksal çıkarımdan, yer-yön haritasından, uzamsal ilişkilerden tutun bir ekmek alışverişine kadar durmadan ilerleyen bir sayaçtır adeta. Kitaplardan başlasa da sahalar çıkabilirsek, matematiksel sorumluluklarını taşıyabilecekleri ölçüde arttırabilirsek, matematik de kurallı bir oyundan fazlası olmayacaktır onlar için.

Eğitimde SanatFakat sınavlı bir sistemin içinde filizlenen bir eğitim – öğretim hayatının gerçeğinde asla inkar edilmez bir mecburiyet vardır. Ki testsel çoktan seçmelidir vs… Söylediklerim bunları asla yok saymaz. Sadece sırf bunlarla yetinmemek gerektiğini vurgular ve takviye güçler olarak kapılar açar müzmin başarılara.

Son olarak şahsi fikrim ve tavsiyem her çocuğun mutlaka sanatla hemhal olması hayattan izole olup başka bir dünyada vücut bularak hayata bu denli ışık tutan başka bir yol yoktur duygu ve düşünceyi bir arada besleyip kucaklayan. Çoklu kuramın kabul ettiği 8 zeka türüne aktüel birkaç zeka çeşidi yer edinmeye çalışsa da şimdilik kabul görmüş 8’inin tamamıyla gayet iyi harmanlanan sanat, çocuğun özgüvenini, farkındalığını, özgünlüğünü, disiplinini zirvelere çıkaracak en keyifli destekleyici güçlerden biridir. Etkin ve profesyonel olmasa da edilgen olarak mutlak sanatın içinde, farkında ve ruhunda olmalıdır her çocuk ruhunu güzel büyütmek , başarılarını bir esere dönüştürmek için.  Çünkü, Atatürk’ün dediği gibi “Sanatsız bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Sanatta ki estetik ve disiplin ruhunun hayata ışığı artarak yansıdığına inanan bir eğitim uzmanı olarak işinizde, gücünüzde, başarılarınızda ve geleceğinizde güzelliklerin temel olmasını umut eder, iyi tatiller dilerim.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir