narin Archive

Show Posts in

Gözlerini Kapa Kendine Gel

Çeşitli sebeplerden ilham alan eylemlerdeki tepkisel davranış birliği adanmışlığıyla kapatılan aydınlatıcılar, radyo/televizyon iletişim kanalları, sanal sosyal hesaplar, teknolojik türlü istasyonlarda olduğu gibi… Uyumadan, Şuurunu bilinç boşluğuna kaptırmadan. İzle benliğini, Aslında suretini ayıran göz kapaklarının ardından. Başta karıncalı bir karanlık karşılayacak seni, aydınlıklardan gecenin gerçeğine kaçıp gökyüzünü izlemeye

Sakarya’da Bir Yavru Köpek, Dünya’da Bir İnsanlık Ayıbı

Olumsuz hiçbir şeyi paylaşmayı, ilan etmeyi, duyduğumu, haberim olduğunu ve muazzam acılara boğulduğum hiçbir şeyi göz önünde yaşamayı sevmem. Şehit haberi, kayıp haberi, felaket haberi, hastalık vs haberleri… güzel paylaşımları esirgemeyen biri olmama rağmen olumsuz şeyleri, başkasında üzüntü yaratacak gelişmeleri kalbimde eritmeyi, tüketmeyi bile değil de galiba

Körebe

Yaygın bir yanılışa göre kötülüğün eşgali; koşulsuz şartsız can yakmaya kararlı etrafımızda kol gezen eşkıya, aç bir kurt, kan avcısı bir kene, halihazırda vücut bulmuş evsiz yurtsuz, kendine konak arayan bir virüs, kapanını kurup yolu ilk düşeni ellerini ovuşturarak bekleyen hain bir avcı, odunu içine sinsice yığıp

O 80’ler Artık Otuzlar

Yaa öyle işte.. Sizin bugün çayla kurabiyeyle hayatın içinden, gündemin göbeğindenmiş gibi alışageldiğiniz dizinin ve kiminizin dün gibi hatırladığı 80 kuşağının bebekleri bugün saçlarına düşen karları savurmakla meşguller. “Kim 30?? Ben mi?? Yok canımmm ben 80 donemindenim : ) artik 86 de 87 de sen neyi dilersen:)

Siyah Kelebekler

Siyah kelebekler vardı. Bir ayçiçeğinin simsiyah ortası tek sabahlık gününe, güneşine mutlu başlangıç için belki de tek kucaktı. Oysa rengarenklikle veya pür beyazlıkla müsemma varlığı siyah bedeniyle uçtukça utanca dönüşen bir hayal kırıklığı olacaktı. Kozasından hayata açılan ufka dek diğerleriyle aynıydı. Oysa başkalık, onları kavuşmayı bekledikleri gün

7 Haziran’a Narin Dilekler

Evveliyatta – çok da evvel değil şunun şurasında birkaç yıl öncesine kadar, sonuçta kaç yıldır yaşıyoruz ki zaten daha – bir şeylere çok şaşırıp “aaa bir yaşıma daha girdim” şeklinde sayısız yaşıma girerdim bol keseden. Ancak gerçekten bir yaşıma daha gire gire şaşırma durumum azalmaya başladı o

Terbiyesiz Karışık Çorba

En güzel çorbanın bile tadı terbiyesinde saklı ama akı da karası da yoğurt-yumurta davası. Oysa hayatın davası kömür ateşi sofrası. Terbiyesi is karasından, tadı korunda demlenip kıvam alan tarafından… Çorbayı terbiyesiz, çayı demsiz içersin de ‘beni bırakın çiğ kalayım,  tek geldim yekpare bir kalp gideyim.’ diyemezsin. Sorsalar

Bir Çürük Çivi Meselesi

Dünya’nın çivisinin çıktığına dair bir rivayetin umutperverliğini serpiştirdim şu sıralar yakın geleceğe. Niye kızayım, hayıflanayım cancağızım. Küçücük bedenimle kendim sökebilir miydim yerinden? Zaten eğik ekseninden, uzaydaki yerinden, baş döndüren yörüngesinden çok mu memnundum? Sonunda fırsatını buldum. Şimdi çivisi çıkmış dünyayı yerinden kucakladığım gibi yeni mutlu galaksilere taşıma

Kalpazan Kırmızısı

Karanlığın içinde beliren titrek bir mum ışığı ile alev aldı önce pusuya yatmış bezgin gece. Var ile yok arasındaki sessiz benliğini şimdi salt varlığa dönüştüren alev rengi aydınlık, tebdili hayat rolüne bürünüp imgesel detaylardan imrenilen bir ışık kisvesi oluşturacaktı.. Dünya’dan biraz daha gerçek, gerçekliğin içinde bir o

Aldanmışlığa Mecbur Yaşayışlar

Özünde topraktan gelme, bir su havuzunda evrilme ve daracık bir kanaldan koca bir okyanusa açılıp varlığını sürdürme, akabinde yeniden toprağın derinlerinde başka bir özde hasatının duruşması narına bir imtihan, çıkacak kararın lehi uğruna bir gayrettir hayat. İnsanların bilimsel açıklamasını bilse de daha fantastik olduğu hikayesine inanmayı tercih