BİR DAMLA SU GİBİ…

Bir Damla SuBir damla suyun devinimidir . Su misali hızla akıp gidişi bundandır belki de. Aktıkça mazi olur adı, damla damla biriktirir bir yerlerde anıları. Ve gelecek vaadiyle akacak, çağlayacak nice damlaları vardır okyanusun kıyısında büyüklüğü yaşamadan bilinemeyen denizinde…

Hiç bitmeyecekmişçesine akar başladığı o ilk damladan beri hiç durmadan. Ama damlalarla başlayan geçmişin deniz olup büyüdükçe, köpük köpük taşırdıkça içini anlarsın ki azalıştır ömründe aslında orada çoğalan.

Ve insan…

Bir damladan türeyen, hayatta su gibi akan, kah aktıkça arınan, kah yol aldıkça bulanan… Onun gibi bin bir hali; hazin halleriyle afeti, felaketi, güzeli seçene bereketi, rahmeti…

Hep aynı olmaz insan, aynı da akmaz zaten sular. Hatta bazenHayat Bir Damla Su donar da akmaz geçmek bilmeyen zamanlar gibi, buz halinde bekleyen durgun sarkıtlar gibi…

Ama gün gelir güneş doğar, bütün kış öylece kar, buz olup da mucizesini bekleyen damlalar işte o zaman akmaktan da öte bahar olur çağlar coşkuyla, aşkla bekleyedurduğu yoluna, eninde sonunda varacağı toprağına…

Oysa insan ruhunun aksine delice coşkuyu sevmez tabiat, toprak. Usul usul yağmurlar şenlendirir toprağın yeşilini, dingin su kenarıdır kandıran susamış hayvanların içini. Değil midir ki vahşi bir arslan, en iri bir fil dahi tercih etmez bir şelale dibini. Amma ve lakin durgunluk da yakışmaz tabiatın gıdası suya. Ne yosun tutmuş, balçık olmuşudur cana can katan ne de azgın köpüklü hoyrat dalgalardır makbul olan.

İnsan… su gibi hızlı iken su gibi de durgun bazen..

Çokça beklemekle geçer  bulutta hapsolmuş bir su molekülü gibi. Bilmez kendisi bile ne zaman, ne surette, nereye ineceğini. Gökkuşağının habercisi güneşli bir yağmur ile, soğukları bile ısıtan pamuksu bir kar tanesinde, gözünü açmak için bir damla suyu bekleyen bir tohumun hayaline… Kimbilir nasıl bir iklimde, kimin gönül bahçesine…

Dilediğimiz yollar hep su gibi aziz, su gibi temiz… Bir damla suyuz ve nice damlalarla dolu koca bir deniz. Aziz oldukça benliğimiz, niyetimiz kuraklığa düşen bir bulut su olur, özlemle beklenen hayat olur karıştıklarımıza su misali ömrümüz.

Yücedir su yüce ruhlar gibi.. uyumludur, hoşgörülüdür, girdiği kaba uyar, beklenen şekli alır direnmeden, su olmaktan vazgeçmeden. Ve insan yine su gibi… Korktuklarını, umutlarını, sevdasını, duasını, içinden attıklarını, artırdıklarını.. Ne kadar yer kaplasa da içinde ister azalsın ister çoğaldıkça çoğalsın her zaman kendine ayrılan varlığıyla sığdığı yer kadardır sığdırdığı.

ıslak bir gülİçine sığandan fazlasını akıtır doldurursan hırçın dalgalarda boğulur düşüncelerin. Özündeki dingin berraklıktan değil  söküp getirdiği tortularla kirlenir kontrolden çıkan hareketlerin. Ama çoraklaştırmamalı da, sığ kalmamalı okyanus kadar engin için. Renk renk mavilerin olmalı biraz sakin biraz derin.

Sen, ’sun, için damla damla deniz. Boş bırakma içini ve taşırma gereksiz. Öyle kıvamında doldur ki damlaları dolabildiği kadar bereketle dolsun.  Ama unutma, dediği gibi üstadın; denizini taşırmayacak bir gül yaprağına daha yetecek  yerin hep saklı olsun.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir