Bir Türk Dehası Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu’na…

Daha çocuk yaşımda kendisinden haberdar olup örnek aldığım kişiliğiyle, bilgisiyle, fikirleriyle hayran olduğum, göğsümü kabartan ender insanlardandı Oktay Sinanoğlu.

Türkiye gibi bir ülkede kıymeti bilinemeyen, tanınamayan, tanıtılmaya dahi çalışılmayan birçok insandan biri ne yazık ki kendisi hatta çoğu kişi gibi ölümünden sonra bile bir günlük yeri olamayacak belki. Hakkında çıkan ölüm haberini tesadüfen okuyan ismini ilk kez duymuş birçok kişi ise altta linki verilen ?’ Wikipedia uzantısına bakacak ilgiyi bile göstermeyecek belki. Ama ben bu halkın diline pelesenk olmuş, vicdanlarını rahatlatan, üzerinden yükü atan, sorumluluğu başkalarına yükleyen bir yazı yazmayacağım onun ardından.’ Kendini Gerçekleştirmiş’ biri olarak bunlara da muhtaç hissetmezdi kendini eminim.

Dediğim gibi onun varlığından yakından haberdar olarak büyüdüm ben. İnternetin bu kadar yaygın kullanılmadığı dönemlerde kitaplarını okuyarak tanıdım onu daha çok. Lisede eğitimini aldığım sayısal derslere; kimyaya, biyolojiye, matematiğe dört elle sarılmamda, aynı zamanda Türkçe’ye, edebiyata gönül vermemde de büyük katkıları oldu bana. Ondan ilham almış, onu örnek almış bir kişi olmak bile teşekkürlerimi yetersiz kılıyor.

İngilizce hazırlık sınıfımda öğretmenimizin yönlendirmesiyle edindiğim Fransız mektup arkadaşıma tüm milliyetçi ruhumla Türkçe anlatımlarımın bile yetersiz kaldığı milletimizin gururu bilim insanını anlatmaya çalışmıştım bir mektubumda ülkemi daha iyi tanıtabilmek için. Farklı bir milletten bir kişiye bile ismini duyurabildiğim için şu an gurur duyuyorum.

Zaman ne kadar da haklı çıkarıyor Oktay Hoca’yı. ‘Türkçe Giderse Türkiye Gider’ demişti. Hatta olacakları biliyormuş gibi ‘Bye Bye Türkçe’ diye veda etmişti hala kurtarmaya çalıştığı dilimizin güzelliklerine. Keşke hipotezleri bilim dünyasında, laboratuvar  merkezlerinde haklı çıkarsaydı onu.  Ama gidişat ona uyandırmaya çalıştığı farkındalıkta da haklı olduğunu gösterdi daha hayatta iken.

Ben bugün yine ona olan saygım ve hayranlığımı kişisel bloğumda dile getirmek, okuyanların zihninde seslenecek bir şekilde dile getirmek istedim. Medyanın, ‘bomba haberler’ ile meşgul  gündemin aksine ne ilk kez andığım  ne de son anacağım kişi olarak ölümünün dahi unutturmaya yetmeyeceği kişilerden olan, evrensel bilim dünyasının ve Türk tarihinin değerli insanı Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu Hoca’ma can-ı gönülden rahmet diliyor, kendi adıma unutulmayacağına söz veriyorum.

Benim nazarımda Atatürk’ün izinden yürüyen aziz insanlardan olan Oktay Sinanoğlu gibi aynı izden yürüyenlerin ışığının aydınlığında, egemenliğinin huzurunda var olmak, vakti zamanı geldiğinde güzel bir yerlerde karşılaşması ümidiyle…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir