Bir Yılbaşı Şarkısı Söyler Sazım

YIlbaşı Şarkısı Söyler Sazım

YIlbaşı Şarkısı Söyler Sazım

Ouvvv, yeni yıl ve saz! Daha başlıkta eleştirilere davetiye çıkarıyorum sanırım bizzat topuğuma sıkarak. Halkımızda, hatta zamanımızın dünyasında insanoglunda yükselmiş gerilim ve tansiyon, adım başına döşenmiş psikolojik mayınlar, mahkeme salonuna çevrilmiş yeryüzü ve patlamaya hazır hale gelmiş mısıra verilen son bir alev misali girizgahımla ne tartışmalar türer müsade etsem fakat lütfen sakin; halk müziğinin sazıyla batının noelini bir potada eritme mücahitliği yapmayacağım, ki bir gün biri harmanlamaya çalışır ve başarırsa Teoman şarkıları söyleyen rahmetli Müslüm Gürses yorumu veyahut da Orhan Gencabay şarkısını rock müzikle yoğurmuş Tarkan yorumu kadar saygı duyacağım. Çünkü iki olgunun da dinsel veya tinsel tanımı yok benim ilmek ilmek adlandırıp konumlandırdığım algı dünyamda.
Tabi yeniyıl şenlikleri karşıtı olanların bir kalkan olarak gördüğü veya sandığı “laik” duruşumu  inkar etmiyor fakat bu konunun mevzu bahsi olarak bile görmüyorum.
Savunmamı baştan yapmış, fakat yine de iki cümleyle ikna edememiş olduğumu bilsem de bu tartışmalı boyutunu kendi kalemimde üzerini çizmiş bir şekilde devam ediyorum okurların bir kısmının burada sanıyorum terkine uğrayarak.
Kaldık biz bize..
Yeni yıl diyorum. İsmiyle bile buram buram umut ve bilinmezliğin ürkekligini barındıran her yeni başlangıç gibi.

Yılbaşı

Yılbaşı

Hüzünle heyecanı vedayla karşılama, ömürden giden ve geriye kalan…
Değişen tek bir gün iken tarihlerin en sağında değişen o rakam, ortalarından daha çok vurur yüze sanki malî, manevî, ruhî ve fani işlerini dünyanın.
Güzel dileklere el açmanın günü mü olur. 30 Aralık’ta ne diliyorsak 31 Aralık veya 31 Ocak’ta ne diliyorsak hayattan, o anda onu dilemek bir hata olmasa gerek şayet bilgilerimin ötesinde lanetli bir dua veya dilek saati değilse. Ne kalpten gecenin, ne Yaradan’dan beklenenin bir yasağı yok ya yoldan çıkmadıktan sonra.
(Herkesin hayırlı her dileği gerçek olsun temennimi en sona bırakmıyorum o halde yeri gelmişken)
Bir de o güne atfedilmiş, benim için sadece görsel şölen birazda çocukluktan ve yine dinsel kutsallık ihtiva etmeyen unsurları var. Öyle ya yağan kar ve binbir çeşit kar tanesinin hiç bir haberi yok tertemiz ak pak karşılarken yeni yılı tam vaktinde tesadüfle.
Uçan geyik efsanesi de geyiklerin uçmadığını bildiğim fakat hayalimde beni çok eğlendirdiği için asla realist bir karşı yilbasi1çıkış sergilemediğim çocukluk yıllarımın al yanaklı, pamuk sapkalı, icinde renk renk hayal barındıran hediye çuvallı ilk şoförünü Noel Babasını taşır o tatlılık abidesi geyik taşıtları.
Ne güzel yansıtılırdı kartpostallara o heyecanla beklenen gelis…hala aklımın içinde kapalı gişe yılbaşı sahnesi…
O kartlardan mı bir dünya yarattım yoksa  zihnimdeki o dünyayı kartlarda mı buldum bilemem, ama elime yüzüme bulaşan, parladıklarını gördükçe içimi hoplatan simli kartları alması da vermesi de, uzun uzun izlemesi, resim kağıdına taklit edilmesi de zihnimin içinde son model 5D’si de algılarıma ayrı bir ufuk, yeni gelen yıla coşkulu bir umut katardı daha çok evveldir.
Eh geçen zaman, getirdikleri kadar götürdüklerinin de olabileceği korkusunu salıp mevcut durumdan memnunsak “biz böyle iyiydik” de dedirtmiyor değil çünkü artık geçen yılların daha güzellerine yer açma ihtimalinden çok “hatıralar birikimine” aktarılmak uzere uğurlanması yer ediyor tozunu yuttuğumuz hayatın hızında bir tanım güncelleme telaşesindeki zihnimizde. Tanımlar degisiyor demem o ki yasadikca ve yaslandikca. Kaygılar, ic cekmeler, ozlemler, teselliler de gecmisten asina ve alısık oldugumuz heyecan ve umut duygumuzun yanına peyda oluyor.
An itibari ile birkaç hafta boyunca bizi bekleyen güneş batsa da ışıkları ışıl ışıl parlayan caddeler, yol kenarı renkli ışıklarla ritmik bir dans gosterisi hissi veren yapraksız ağaç dalları veya yaprakları arasında bin bir süs iliştirilmiş olmazsa olmaz çam ağaçları, aceleyle önünden geçilen bir çok dükkandan sıcaklık vuran havasıyla kapı kenarlarındayilbasi4yer bulmaya calısan sokak hayvanları, iceriden yer yer kulağımıza konuk olan cingle bells müziği, artık cok kalmasa da bazı bazı dumanı tuten bacalı evler, beraberinde is kokusu nostaljisi, is guc aralarına sıkıstırılmıs pür telaş hediye kararsızlığı, her taraftan goz kırpan yeşil, kırmızı, beyaz renkli dekorlar, kah kahve kah tarçınlı salep kokan dinleme noktası kafeler, yorgunlugun insanlari cok da uzmedigi en sevdiklerinin yuzunde bir tebessume sebep olma telasesinde alınmıs, bir sandalye cekip hevesle izledikleri parlak hediye ambalajlarının yoldaslıgı hele bir de kar taneleri süpriz yapıp çok özletmeden geliverirse değmesinler kışın buzlarını eriten yeni yılı bekleyişine, telasesine, keyfine.
yilbasi6Kardan adamlarla birlikte nufusumuzun %10 arttığı ülkemizde yeni yılı dört gözle bekleyen yeni havuç burunlu, kömür gözlü nur topu gibi geçici misafirlerimiz olur üstüne bir de.
Artık soba dumanı dedigim gibi pek kalmasa da yemek dumanları tüten, şen kahkahalar yükselen, üçgen çatılı olmasa da dört köşe mutlulukları olan, ateşin düşse düşse şömineye düştüğü sıcacık huzurlu evlerde tüm sevdikleriyle karşılamasıdır dileğim herkesin her yeni yılı..
Her mevsimin bir ritüeli var kendince, kış mevsimine de bunlar imza atıyor. Kavgası, davası meraklısına olsun keyfi, bol keseden mutluluk temennisi bana ve boyle bakanlara kalsın.
Kaygıları kuruntuya, soğuklarını mutlulukla sıcaklığa, mevcut aile ve dostların eksilmeden artarak çoğalacağı nice güzel yıllara, gülümseten yarınlara..
Yeni yılınız kutlu olsun, her yıl öncekilerden çok daha iyi olsun.


yilbasi7

 

 

 

 

 

 

yilbasi8

 

 

 

 

 

 

 

yilbasi7

 

 

 

 

 

 

 

yilbasi3

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir