1. Sınıf Çocuklarında Eğitim ve Yaz Tatili

Eğitim – öğretim hayatının uzun, zorlu bir maraton olduğunu bilmeyen, kabul etmeyen yoktur malumunuz. Sonu olmayan bir yol misali kendimizi bilmezden önce eğitim ve 60 – 66 aylıktan itibaren üstüne bir de akademik öğretim..

Her başlangıcın heyecanı olduğu gibi, zorluğu, kaygısı, acemiliği de var elbette öğrenim hayatında da bu kural değişmez. Bundandır ki 1.sınıf belki de bu yolun en zorlu tümseklerinden biridir.

Önünde yol haritası bulunmayan bir güvertenin  kaptanıdır bir nevi her öğrenci. Sebebi ise henüz  5-6 yıllık birİlköğretimde Eğitim hayatta, hiç tecrübe edilmemiş bir alanda nicelikçe çoğalan kriterler sarmalında yeni bir yüzleri ile tanışma, başarı kategorilerinde bir sıralamada bir sıralamada her an güncellenen bir yoklama ile geleceğe tohum atılarak gidilecek sınavlara bir yordama, kariyerine atılacak bir imzada eline kalemi alıp başlangıca ilk nokta olmasıdır.

İşin mutfağına girince mini mini çocuklar, çocuk olmaktan çıkar okulda, okulda öğrenci kimliği ile bulunur öncelikle sırasında elbette ki çocuk oldukları her zaman hatırda tutularak. Ancak bin bir naz, eda ile seke zıplaya çocukça gelinen okulun bahçesinden itibaren büyü gibi tesirli bir ciddiyet ve sorumlulukla çantanın içinde “sorumluluklar” da peyda olup ağırlaştırır omzu ta bu yıldan itibaren.

Köşe taşlarından, dönüm noktalarından, yaş almaktan öte “büyüme olgusunun kendinin bariz bir şekilde hissettirdiği evrelerden biridir.

İşte burada eskilerin “adam olacak çocuk yazısından bellidir” sözü kısmen hak kazanır. Nice çocuk şaşırtıcı bir şekilde kendinden beklenmeyen performans gösterip geleceğe ışık tutan bir grafik sunar adeta. Bu olumlu ve olumsuz olabilir ancak sürprizlere her kalabalığın içinden mutlaka çıkar. Ki kendi tarihimizden veya dünya tarihinden bolca örnek vermek mümkündür. Vygotsky’nin iskele yöntemine, Bandura’ya, Zimmerman’a elbette katılıyorum ancak öznelliğin, karakterin kariyerle buluşması gerçeğine de saygıyla eğiliyorum.

Eğitim'de Veli - ÖğrenciSon zamanlarda “maraton” ve “yarış” gibi ifadelerle betimlenen öğretim hayatını asla bu şekilde görmeyen bir öğretmen olarak her çocuğun kendi yoluna, kendi zirvesine, kendi tercihleriyle çabasının bütünleşmesine doğru çıktığı bir yolculuk olarak görür hem öğrenciyi hem veliyi kıyastan sakınıp kendi limitlerinde gayrete teşvik etmeye çalışırım.

Bu dönemin vazifesini henüz arz etmiş biri olarak ise en sık karşılaştığım soru şu sıralar, “Yaz tatilinde ne yapmalı?”

Eğitim – öğretim ilişkisine veli ve öğrenciyi aynı potada eriterek bir gelecek haritası çıkarmanın zaruretlerini kendimce bir dil ile anlatmaya çalıştıktan sonra “Yaz Tatilinde öğrencilerimizi  bir üst sınıfın kazanımlarına hazır hale nasıl getiririz ve eksikleri en iyi nasıl  kapatarak hazırlarız?” sorusuna bu yazımızın 2.kısmında devam edeceğiz..

Yaz tatilinde ne yapmalı – 2 yazısı için tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir