Çocuklar İçin İlkokulda Özel Ders Almanın Önemi

ozeldersÜlkemizde eğitim-öğretim sistemi 2012-2013 yılı itibari ile köklü bir değişikliğe gidilmiştir. Artık zorunlu eğitim 12 yıla çıkarılmış ve 66 aylık çocuklar okula başlamışlardır. Buna göre kesintisiz eğitim; ilkokul 4, ortaokul 4, lise 4 yıl olarak şekillenmiştir.

Yeni eğitim sistemi, özellikle eğitim yaşının düşmesi,  bazı sıkıntıları da beraberinde getirecektir. Umarım zamanla, Milli Eğitim Bakanlığı yeni düzenlemelerle bu sıkıntıları aşmaya çalışacaktır.

İlkokul, öğrenciyi okula ve eğitim hayatına alıştırması, çocukta okula karşı olumlu tutumlar oluşmasını sağlaması bakımından, öğrencilerin yaşamında oldukça önemli bir yere sahiptir. İlkokul, öğrencinin temel okul kurallarını ve okuma, yazma, dört işlem gibi temel becerileri kazanmakla birlikte okula karşı da tutum geliştirdiği yerdir. Bu dönem, öğretmenin öğrenci için en önemli olduğu dönemdir. İlkokulda, öğretmeninin herhangi olumsuz tavrı nedeniyle okulu, bazı dersleri sevmeyen ve neticesinde ileride başarılı olamayan öğrenciler olduğu gibi öğretmeninin olumlu ve sevecen tavrı ile okula ve derslere bağlanan öğrenciler de mevcuttur.

İlkokul; okula alışma, eğitimi sevme olarak yer edindiği için çocuğun bu dönemdeki akademik başarısı da önemlidir. Çocuğun özgüveninin gelişebilmesi için ilkokul döneminin başarılı geçmesi gerekir. Yeni eğitim sistemi ile daha küçük yaşta okula başlayan öğrenciler, duygusal gelişimlerini tamamlayamadıkları için daha hassas olacaktır. Bu durum derslere ve sınavlara yansıyacak ve çocukların ufak bir başarısızlık yaşamaları durumunda, okula karşı daha olumsuz tutumlar geliştirecek çocuklar küskünlükler yaşayıp okula gitmek istemeyeceklerdir.

İlkokulda okuyan öğrenciler, genellikle okul dersleriyle ilgili yardıma ihtiyaç duymaktadır. Ancak yeni sistem bu yardımı daha da gerekli hale getirmiştir. Ne var ki yapılan araştırmalar, ebeveynle yapılan çalışmaların yeterince amacına uygun ve verimli olmadığını ortaya çıkarmıştır.

Bunun nedenleri;

1. Yaşı küçük olan öğrenci, karşısında bulunan aile fertlerine öğretmen modelini yakıştıramayacağı için onu ciddiye alıp dinlemeyecektir.

2. Yoğun iş temposu nedeniyle anne ya da baba her an çocuğunun eksikleriyle ilgilenemeyecektir.

3. Ebeveynlerin çocuğa acıyarak ona yardım etme dürtüsüyle hareket edeceği için, bu durum süre sonra yapamadığı ödevleri yapma, zorlandığı soruları çözmeye dönüşecek; zamanla öğrenciyi tembelliğe itecek ve öğrencinin başarısız olmasına yol açacaktır.

Zorlandığı derslerde yardım alamayan ya da herhangi biriyle çalışmaya çalışan öğrenci; hem okula hem de derslere ya/ ya da öğretmenine karşı olumsuz tutum geliştirecek dolayısı ile bu durum öğrencinin özgüvenini yitirmesine yol açacaktır. Bunun sonucunda, daha pasif ve içine kapanık birine dönüşebileceği gibi daha kavgacı, huzursuz birine de dönüşebilen öğrenci; okulda öğrenme ortamını bozacak çeşitli davranışlarda bulunacaktır. Hatta bu nedenle arkadaşları ve öğretmenleri tarafından dışlanma durumuyla karşı karşıya kalabilecektir. Tüm bu unsurlar, henüz daha okula ısınmaya çalışan bir öğrencinin daha kazanılmadan yitip gitmesine sebep olacaktır.

İncelemelere bakıldığında, davranış sorunlarının temelinde genellikle başarısızlık yatmaktadır. Başarısız olmak son derece normal bir durumdur. Ancak böyle bir durumla karşı karşıya gelmemek için, zamanında fark edip gereken önlemler alınmalıdır. Öğrencinin tek başına üstesinden gelemeyeceği böyle durumlarda, bir uzmana danışmak yarar sağlayacaktır. Seçilen öğretmen, her şeyden önce öğretmenlik mesleğine tam olarak hâkim olmalı ve alanında iyi bir öğretmen olmalıdır. Çocuğun seviyesine uygun biriyle çalışılmalıdır. Bir örnek vermek gerekirse ilkokul 4. sınıfa giden ve matematikte zorlanan bir öğrenci için üniversite hazırlık seviyesinde verilecek matematik özel dersi zarar getirecektir. Bu durumda ki bir öğretmen çocuğun seviyesine inemeyecektir ve çocuk dersten korkacaktır. Aynı şekilde öğretmen formasyonuna sahip olmayan birinden alınacak derste çocuğa nasıl yaklaşacağını bilmediği için sorun olacaktır. Bu nedenle özel ders almak için çocuğumuza öğretmen seçerken çok dikkatli olunmalı, öğrencinin seviyesine uygun iyi bir öğretmen seçmeye çalışılmalıdır ve kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemelidir. Her öğrenciden, her derste aynı performansı, aynı kapasiteyi göstermesi beklenemez. Kalabalık sınıf ortamında öğrencinin, bireysel farklılık ve yeteneklerinin farkına varılması güç olacağı için bazı öğrencilerin özel eğitime ihtiyacı olacaktır. Özel eğitimle, çocukların, eksik alanlarının giderilmesi ve geliştirilmesi mümkündür. Bunun için daha ilkokuldan başlamak, çocuğun sonraki eğitim hayatını olumlu etki edecektir.

Bursa’da çocuğunuzu hak ettiği şekilde  aldırmak isterseniz, buradan irtibata geçebilirsiniz.

Comments(3)
  1. Çocuklarıma Özel Ders Aldırmak İstiyorum - Mehmet 12 Nisan 2015
    • narin 13 Nisan 2015
  2. Nadir - Özel Ders Almak 13 Nisan 2015

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir