Çok Olaylı Bir Hava…(Kar)

bursa_karBugün günlerden kış ve havalardan ben. Gece itibariyle devam eden sert lodos uyandığımda da sesiyle, gücüyle ben buradayım diye odama kadar sızdı kapalı camlar ardından…günlerdir yüzüne hasret kaldığımız güneş biraz biraz da olsa kendini ılık hava eşliğinde gösterdi ama lodosun bu güzel yüzüne aldanmamak lazım diyor ve evden çıkmadan lodos tedbirli hazırlıklar yapıyorken şiddetli bir yağmur eşlik etti. Yağmur ki sular sellere emanet… mazgalların üzerinde küçük anaforlar oluşturan, sanki caddeleri tüm kirden arındırmış çamurlu su döne döne yeraltına inmeye sabırsızlanıyor. Pekala diyerek en büyük şemsiyemi taktım koşturmacada.

Hava durumunun tanımı lodos-yağmur ikilisiyle kalsa iyi zaten sürpriz bir bulut olayı değil yağmur, lodosun ardından. Gri rengi ipucu vermişti dakikalar öncesinden bu damlacıklara. Yağmura eşlik eden sulu tanecikleri çok zaman geçmeden yağmura fırsat vermeyip tamamen kendine ayırdı gökyüzünden yeryüzüne kadar olan boşluğu. Dindi dinecek derken ağaçların, arabaların üzeri beyazlamaya başladı. Çam ağaçları bursanın rengi yeşil beyaza döndü bile. Sadece ince dallarıyla kalan çıplak ağaçlarsa büyülü görüntüsüyle bahardan evvel can buldu bile üzerindeki tanecikli misafirleriyle.

Karda hiç şahit olduğum bir olay değildi gök gürültüsü, şoktayım! az evvel şiddetli bir şimşek eşliğinde gök ikiye ayrıldı gürültüsüyle başımıza yıkıldı sanki. Kar ise aldırmadan lapa lapa haliyle yağmaya devam ediyor.

Oldum olası sevmişimdir rüzgarın esişlerini… bana hayatın gerçeğini anımsatır asi hareketleriyle. Günlerden ben olarak başlamam biraz bundan. Bugünü asıl ben yapan ise 3-5 saat içerisinde binbir hale gelmesi bulutların, güneşin, sıcaklığın ve akımın. Ve bir de yin-yangı hatırlatması her yağan karın. Gökyüzüne baktığında kapkara görünen kar tanecikleri önüme baktığımda nasıl da bembeyaz haliyle düşüyor ayaklarımın ucuna, en gri asfalta…

hayat gibi, her siyah yerine ve duruma göre baktığın yere göre beyaz, her beyazsa sendeki  hallere göre alaboralarının gölgesinde siyah…

ben de böyle işte. Nasıl başlarım nasıl devam ederim bilinmez. İkizler burcu olmamdan mı fıtratımdan mı bilinmez ama kendi moduma kendim yetişemem çoğu defa. Belki tam olarak karşılayan bir kelime bulunamadığından tabir olarak –dengesiz- diye geçer okuduğum yerlerde. Oysa benim kadar tutarlı ve duygularına düşüncelerine sadık kişi tanımadım. Tanıdığım her dengeli kişiyi ise lütüf olarak hayatıma katmaya çalıştım.

Ama nasıl ki tüm bu hava olayları türlü türlü hale bürünürken ses çıkarmadan yapıyorsa benim de fırtınalarım, uçuşan ve şakıyan kuşlarım, berrak bir halde akan nehirlerim, karların eriyişini işaret eden güneş akisleriyle şıp şıp akan damlalarım dışarıdan hep sessizdir. Bakmakla görülmez, susmakla duyulmaz, dokunmakla hissedilmez.. bir tek gözlerimin ardındaki rengi, ışığı görebilen şans meleklerim anlar suskunluklarımı. Canım ailem, sevdiceğim, yeri doldurulmaz Karamel’im ve seçkin sevdiklerimdir benim hayatımın rengi, tadı, ışığı ve şansı meleklerim…

Bir gün ki dört mevsim ve bir narin bin bir türün harmanı…

Not: okuldayım, öğrencilerim” küçük bir kar tanesi” çalışması yaparken ben de rol model olarak bu farklı günü kendi perspektifimden anlatmış olayım dedim. Bana bakarak güç, dışarıdaki kar taneciklerine bakarak ilham alıyorlar. Şimşek ve gök gürültüsünden sakinleştirmek ise yine bana düştü, ama kendimin ilk kez şahit olduğu kar-gök gürültüsü ikilisini açıklamak epey zor oldu. Asıl endişem ise evde de aynı korkuyu yaşadığını bildiğim ve şu an kucağımda sakinleştiremediğim Karamelim :s Tek es’imiz buydu motivasyonu bozan. zil çalmak üzere ve döndüğümde miniklerim omuzlarında bembeyaz taneciklerle kalorifer dibinde beni bekliyor olacaklar eminim..

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir