Gözlerini Kapa Kendine Gel

Gözlerini Kapa Kendine Gel

Kendine Gel

Çeşitli sebeplerden ilham alan eylemlerdeki tepkisel davranış birliği adanmışlığıyla kapatılan aydınlatıcılar, radyo/televizyon iletişim kanalları, sanal sosyal hesaplar, teknolojik türlü istasyonlarda olduğu gibi…

Uyumadan,

Şuurunu bilinç boşluğuna kaptırmadan.

İzle benliğini,

Aslında suretini ayıran göz kapaklarının ardından. Başta karıncalı bir karanlık karşılayacak seni, aydınlıklardan gecenin gerçeğine kaçıp gökyüzünü izlemeye karar verdiğindeki gibi. Yıldızlar biraz sonra gözlerin gibi düşüncelerinin alışıp seni bekleyen kendinle buluşacağın gibi.

Başını yastığa koyduğunda değil sadece seninle konuşmaya hazır bütünlüğün için mecbur iç sesin.

Dünyanın siyahla beyaz arasına sıkışmış yedi rengi, yazılımın 0 ve 1’i arasına tüm kodlamaları sığdırmış beyni kadar basit ancak inandırıcı bir düzmecesidir seni gerçeğin şeffaf doğallığından koparan.

Kendini Dinle

Kendini Dinle

Ancak kendinin sana yansıması kadar şeffaflıktan oluşan gerçek her an orada beklemektedir seni. Hatta çağırmaktadır kulak verirsen. Çünkü ihtiyaç duymaktadır içinde yaşadığın dünyanın, koşulların, çıkarların, kaçışların biçim boyacısı gibi renklerine bulanıp kaybolduğun sahtelikten arındırmak, özünü hatırlatmak için her uzaklaştığında kendinden.

İçindeki ses bazen rüyanda ziyaret eder seni ama keyfi tutarsa. Bazen bir tütün, bazen alkol çağrısında bulunur dolduğun ama içini dolduramadığın duyguyu gözyaşlarından ve kahkahalarından akıtıp boşaltmak için, bazen derin bir sessizlikte silkeler ruhunu hızlıca fark ettirmek için yeniden.

Çok ihmal edersen maazallah histerik psikozla bile acil çağrıda bulunabilir son çare.

Bazense dingin bir manzara aracılığıyla kucaklar seni, izlemeyi huzur diye tanımladığın. Hiçbir hareket olmayan dingin bir film sahnesi gibidir, arka plan üzerinde oynayan hayatın yeniden. Ruhunu dinlendirme özelliği buradan gelir. Dünyadaki yüklerinden, rollerinden, yalanlarından, yanlışlarından, sapmalarından içindeki senden kopmalarından kurtarır seni, sen izin verdiğin sürece, izlediğinin izdüşümündeki buluşmayı kabul ettiğin kadarıyla.

Ne bir rüya, ne bir manzara karşılamıyorsa seni, hiçbir şey yapamıyorsan hatta gözlerini kapa…

Kendini bulabileceğin bir diğer yer yer de göz kapaklarının arkasıdır.

Aslında aradığın ne çok şey hep göz ardı ettiğin arkalardadır.

Aradıkların..

Aradıkların..

Düğüme dönüşmüş mevzuların başından sonuna, gizemli entrikaların, merakların kaynağın, sırların sırça köşküne aralanan bir kapıdır arka çıkışlar. Perde arkaları, kamera arkaları, arka bahçeler, aynaların ardında oluşan zahiri görüntüler, gördüğünden, sandığından ya epey farklı yada baştan sona tersidir gözlerinle gördüğünün. “Sen kimsin?” ‘in unuttuğun fazıdır yaşamın sahnesine açılan perde olan gözlerinin ardı.

İnsan… En üstün varlık olarak bilinir ancak kusursuz bir yaratık, sonsuz bir kaynak değildir. Ürettiği cihazlar gibi şarja ihtiyacı vardır. Mekanikten daha karmaşık biçimlerde.

Hiç sebepsiz bir anda sırf malzeme yorgunluğundan yerle yeksan olan duygular hatta bedenler taşır.

Hayal kırıklıkları, pişmanlıklar, suçlar, tükenen sabırlar, sonu görünen umutlar… Birilerine az uğrar, kimini ise sarstıkça sarsar. “Yıldızım düşük” diyen olur, “çakraların tıkandı” diyen. “Nazar” diyen olur. “Kader böyleymiş” diyen. Lanet eden olur, başı üstüne kabul eden. Ama yarattığı yorgunluk hepsinden ayrışmış bir gerçektir tezahürünle sardığın kılıfın altında.

Bilim bile en ilkel mazisinden en modern haline bunun için ışık tutar insan. Aktüel psikoloji içsel yolculuğuna kapı aralamak değil midir? Kendinle yüzleşmeye, özünle buluşmaya yardımcı sistemli yollar gösterici harita değil midir? Peki ya ahlak denilen kavramın temeli vicdan, iyilik, irade değil de nedir?

İç Sesini Dinle

İç Sesini Dinle

Mitolojiden modern bilime uzanan öz’den gelen yozlaşmamış benlikten beklenen gerçeğinle katışık, iç sesinle bütünleşmiş varlığın ise seni bekleyen özgürlüğe neden adım atmıyorsun?

Tüm seslerden, renklerden, kişilerden, duraksız koşullardan arınarak hiç bir şey yapamıyorsan da, ne yapacağını bilmiyorsan da gözlerini kapa.

Kendine kavuşmak için kapa.

O karıncalı, cızırtılı karanlıktan sonra özlem dolu bir sesle yaşlanmamı ve değişmemiş berrak benliğin sırada bekliyor olacak tozların arkasında unuttuğun merkezinde seni,

Dinleyerek,

Dinlendirecek,

Dinmeyecek bir şevkle.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir