Siyah Kelebekler

Siyah Kelebekler

Siyah Kelebekler

Siyah kelebekler vardı. Bir ayçiçeğinin simsiyah ortası tek sabahlık gününe, güneşine mutlu başlangıç için belki de tek kucaktı. Oysa rengarenklikle veya pür beyazlıkla müsemma varlığı siyah bedeniyle uçtukça utanca dönüşen bir hayal kırıklığı olacaktı. Kozasından hayata açılan ufka dek diğerleriyle aynıydı. Oysa başkalık, onları kavuşmayı bekledikleri gün ışığında bulacaktı.

Siyah kelebekler vardı. Papatyaların üzerini çelişkili hayatın aynası gibi süsleyen. Dünyadaki seyir amaçları beyazın üzerinde bir leke olmak değil siyaha bürünmüş kanatların bile çevresinde beyaz bir dünyanın var olduğuna, umudu siyahlara bir avuntu olmaktı. Aslında gökyüzünden doğaya baktığında simsiyah bedenini saran aydınlık dolu büyük papatya tarlalarıydı hayatta aslolan. Başıyla sonuyla hayat, üstüne renkler serpiştirmiş, siyahıda unutmamış bir papatya tarlası baharıydı… Siyah kelebekler kendi karanlığından çıkıp hayatın aydınlıklarına uçuran bir kanattı ışıksız ve beyazsız tüm ruhları.

Siyah kelebekler uçup yol aldıkça yorulmadı, yoz bir reddedilişin hazin boşluğunda zorlaşan kanat çırpınışlarında giderek azaldı.

Siyah kelebekler… Peşinde koşulan uğur böcekleri kadar canı tatlı türünün renkli örnekleri kadar bir çiçek hakkı… ve altı üstü bir iki günlük kısacık hayatı..

Siyah kelebekler… Çocukların; “beyaz kelebekler nereye uçtunuz? Zamanı gelince bir eş buldunuz…” şarkısını duyunca kendi renklerine küstüler. Uçsuz bucaksız bir çocuk kalbinde bile uçamamış olmaktan soldular, karanlıklarda kayboldular.

Sevilmeyen, sovuşturulan, siyah kelebeklere gün bir günebakan kucağında bile karanlıktı artık bir sonraki güneşe dek boynu toprağa bakan. Madem ki rengin kara, kelebek olsan ne fayda.

Siyah kelebekler vardı. Bahar bildiğiniz yedi rengin içinde kanatlarından beklenileni öğrendiği gün kanatlanamadan karanlığında veda etti bahara. Pamuk şekerinden uçup gökyüzünden köpük köpük yer bulmuş beyaz bulutlar kadar göklerde hakimiyet kuran kara bulutlar bile vardı ama hiçbiri kara bulutlar, kargalar, kapkara karıncalar kadar olamadı.

Bir günlük diye siyah kanatları ruhunda ömürlük inanç bulamadı. Belki de ön yargılarının rengi kanatlarının karasından yoğun olmasındandı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir