Uyanışların Mevsimi İlkbahar

Colorful-Spring-Garden-With-Clean-Lake-805x586Şubat soğuğundan sıyrılıp bahara kucak açtığımız ilk gün bugün. Takvim 1 Mart’a, a geldi bugün.

Gözümü açtığımda yeni bir mevsim hatırlattı bu sabah serin havasıyla kendini. Soğuktan serine geçen şu birkaç günün ardından kapımıza dayanan, evimize süzülüp buyuran Mart, serinden ılığa, ılıktan sıcağa bir yolculuğu müjdeliyor nihayet bize…

Aslında güzelliği bizim ona yüklediğimiz manada muhakkak. Yoksa kim demiş bahar en güzel mevsim diye? Biziz ondan güzellik, canlılık, diriliş bekleyen. Yoksa bu beklentiler kışın da olsa en sıcak mevsim kış olur elbet yüreğimize.

Peki nedendir tüm bu bekleyişleri ilkbahara erteleyişimiz? Kuru toprağın papatyalarla renklenip bizi de renklendirirse ihtimali mi? Ya sarının en güzeli bahar güneşine ne demeli? Doğadaki uyanış olmalı içimizdeki güzel duyguları uyandırıp bülbülün, horozun, şırıldayan derenin nağmeleriyle kulaklarımızın pasını silen, yeni günlere, bu rengarenk mevsime hazırlayan.

Bu mevsimde bahar yorgunluğu olur derler bir de, lafügüzaf…

Kış yorgunluğunun son çırpınışları olmalı adı. Dışarıdan yağmurla gelen toprak kokusu, berrak sema, leylekler, süt beyazı martılar olsa olsa tüy gibi hafifletir bünyeyi. Çünkü bahar doğanın bünyemize habersizce sirayet eden en tatlı vitamini :)

Mürdümler, zerdaliler, kirazlar… Ah o içimize çiçek çiçek açan pembe-beyaz tomurcuklar… Ardından sardunyalar, 1392238-bigthumbnailsümbüller, laleler… Baharın önsözü papatyalar yerini bir bir her sayfası ayrı renk çiçeğe bırakır mis kokulu bir kitap gibi.

Toprak bize adar kendini adeta bu mevsim. Altında bekleyen onca tohum çiçeğe, yemişe hazırlanan onca tomurcuk salınır tatlı rüzgarında gün be gün büyümek uğruna.

Çocukluğum geçti, aslında tek vakit de çocukluk değil belki ama doğanın bu tatlı kaçamaklarını yıllardır yaşaya yaşaya bir ağacın tepesine tırmanıp karnımı yeni olmuş pembeli kirazlarla, hayali bile ağzıma sulandıran yemyeşil eriklerle, tüylü çağlalarla doyuramadığıma hayıflanırım. Ardından mayhoş bir karın ağrısı bırakması pahasına.

blue-spring-flowers-ukBir kahverengi toprak içinde bin bir renk yeni hayat… kendimce tabir ettiğim mavi melek çiçeklerim, çocukluğumda az hüsrana uğramadığım hemen solan al gelinciklerim… Bilirim dalında güzel, kökünde canlı. Velhasılı öyle de bırakmalı. Amma ve lakin kopardığım hiçbir çiçek için pişman olmadım. Çünkü her birini aşka, anneme feda ettim. İşte yine gururla yad ettim: Anneme hazırladığım renk renk türlü çiçek buketlerim. Annemin yüzündeki mutluluğu görmek uğruna kah dikenlerle kah kanatlı böceklerle mücadelelerim… Çiçekleri de severim ama çiçeği seven annemi her şeyden çok severim :)11042168_744527168988058_1552342638_n

Avucumda topladığım, saatlerimi alan özveriye mal olan uğur böceği topluluğunu avuçlarımı açıp bir anda kanatlanışlarını, özgürlüğe dönüşlerini izleme mutluluğu bugün bile gülümsetir beni. Karıncalara sözüm ona yardım edip yuvalarına kadar bir çekirdek kabuğu, tahta çubuğu ile taşıma işgüzarlığım, saman kağıdındaki sunumuyla hatırladığım bir çift civciv aldırmak uğruna gösterdiğim çabalarım, kaplumbağaları eve taşıyıp güya konfora kavuşturduğumu sandığım ve kaçtıklarını fark ettiğimdeki şaşkınlıklarım hep bu mevsimin bıraktıklarıdır giderek uzaklaştığıma inanamadığım geçmişimde… Tesiri bıraktığı tatlı izlerden bu kadar büyüktür belki de ya da içindeki iksirdir belki tatlandıran bulaştıklarını güzellikleriyle..

Bahar… Uyanışların mevsimi… Kuşluk vakti seriniyle başlayan sonbaharlarda güneşi bekleyen ayçiçekleri döner yüzünü arş-ı alaya. Neyin üzerinden geçiyorsa güneş, selam durur doğa adeta ona, bir koca kış biriktirdiği özlemin hatrıyla. Sonbaharda bir bir zevale giden doğa bu mevsim dirilişe uyanır yepyeni hayatında.

Bu mevsimin her günü ayrı sürprizdir. Bir bakmışsın ılık bir lodos karga tulumba girmiş odana, bir bakmışsın güneş ışıkları okşayarak uyandırmış yüzünü sabah.

Kimi serin sabahlarına tutkundur kimi yaz sıcağı müjdesine. Kimi gri yağmurlarının altında koşmak ister kimi yağmurunun hediyesi gökkuşağı manzarasında delice. Zira serindir su damlaları. Sıcacık renkli gökkuşağı bile summer-rainbow-clockyağmurun getirdiği tatlı serinlikle sarmalar gökyüzünü yedi rengiyle. Bu yüzden hangi yüzüne şükran duysa da insan hayır diyemez baharın hoş serinine. Hadis-i Şerifte de bilindiği üzre “Bahar mevsiminin serinliğini ganimet biliniz; zira o ağaçlarınıza ne tesir ederse sizin bedenlerinize de onu yapar.”

Efsunlu mevsim ilkbahar… Aşkın, umudun, yaşamın mevsimi… Gülün gül oluşu, bülbüle ilk gülüşü, serenadlarıyla ezeli aşığıyla vuslatıdır ilkbahar…

Kimimiz gül, kimimiz bülbül… Ama hepimizde içimizi taşıran bir şeylere sevdalı bir gönül… Her seferinde biteviye tekrar edip duran bu flörtöz seremoni en tatlı keşmekeşidir ruhumuzun.

Ben bu mevsim tabiatın kucağında, inzivada, kendimle, hayatla, aşkla, sükunla olduğu kadar melodik bir seda, narin bir edayla hayatımın aslında hiç bitmeyen çocukluğunda, baharında, mucize diye tabir ettiğim sahip olduklarımın, gerçek olan hayallerimin ortasında; umutlarla beklediğim geri kalan hayatımın kıyısındayım.

Beklenen her umutla pırıl pırıl mutlu nice baharlara

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir